Reklam
DOLAR: TL
EURO: TL

Fitch, açık açık söyledi: Türkiye mıknatıs haline geldi! Tam 26 trilyon dolar…

Dün
1 kez görüntülendi

Fitch, açık açık söyledi: Türkiye mıknatıs haline geldi! Tam 26 trilyon dolar…
Reklam

Yeni alıcı koronavirüs (Kovid-19) salgını sonrası yeniden şekillenen küresel miktar zincirinde stratejik üs haline gelen Türkiye, jeopolitik konumu ve sunduğu maliyet avantajıyla uluslararası şirketlerin radarına girmeye devam ediyor.

Geçen yılın şubat ayında arz şoku ve küresel ekonominin kapanmasıyla peşine düşüp takip eden talep şoku, dünyanın hemen hemen her yerinde şirketlerin imal stratejisi ve arz zincirlerindeki zafiyetleri ortaya çıkardı.

Ekonomilerin canlanması ile artan talep karşısında bilhassa Asya ülkeleri odaklı imal ve arz zincirlerinde kesintiler yaşanmaya başlandı.

Uzun uzaklık taşımacılık maliyetlerinin katlanarak artması öyle çok tanıdık olmayan milletlerarası şirket için konum ve maliyet avantajı sunan Türkiye’yi çekici bir yatırım ve imal merkezi haline dönüştürmeye devam ediyor.

Özellikle Çin gibi Asya ülkelerinden arz sağlayan Avrupalı şirketler; imal gecikmeleri, artan navlun maliyetleri ve konteyner krizi nedeniyle miktar için Türkiye gibi daha yakın ve istikrarlı merkezlere yöneliyor.

Yer bulan kendini şanslı hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktıYer bulan kendini şanslı hissediyor: Fiyatı 1600 dolardan 20 bin dolara çıktı

AZAMI GELIR SAĞLAYACAK ÜLKE TÜRKİYE

Uluslararası derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings’in son analizine tarafından, Türkiye, Avrupa’da arz zincirlerindeki değişimden azami gelir elde edecek ülke konumunda.

Tedarik zinciri riskine aleyhinde önde gelen üreticiler de daha pozitif tedarikçi oluşturmak istiyor.

İtalya merkezli Benetton Group, Asya’da düşük maliyetli imal merkezlerinden kademeli olarak ayrılarak Sırbistan, Hırvatistan, Türkiye, Tunus ve Darı’daki üretimini artıracağını açıkladı.

Benetton Group İcra Kurulu Başkanı Massimo Renon, söz konusu imal artışına ilişkin “Üretim süreci ve hem taşıma maliyetleri üstünde daha arti kontrole sahip edinmek için stratejik bir karar.” ifadelerini kullandı.

Alman moda şirketi Hugo Boss’un üst yöneticisi (CEO) Daniel Grieder de Manager Magazin’e yaptığı açıklamada, ürünlerini sattıkları yere daha yakın merkezlerde daha arti mülk üretmeyi planladıklarını bildirdi.

Grieder, “Yakın yerlerde üretimi kayda değer ölçüde genişleteceğiz. O vakit trendlere daha seri ve gizli boğazlara daha elastik tepki verebiliriz. Bu hakiki bir rekabet avantajıdır.” değerlendirmesinde bulundu.

KOVİD-19’DA TEDARİK ZİNCİRİNE NE OLDU?

Harvard Business School Öğretim Üyesi Prof Dr. Willy C.

Tüketicilerin düşük fiyatlar istek etmeye devam ettiğini aktaran Shih, Kuzey Amerika’ya satmak yapan şirketlerin emek-yoğun üretimi Çin’den Meksika’ya ve Orta Amerika’ya kaydırmaya, Batı Avrupa’da kullanılan malzemeleri tedarik eden şirketlerin de üretimlerini doğu AB ülkeleri, Türkiye ve Ukrayna’ya konumlandırmaya başladığını anlattı.

Shih, küresel pazar paylarını korumak isteyen Çinli firmaların da düşük teknolojili, emek yoğun imal için şimdiden Darı, Etiyopya, Kenya, Myanmar ve Sri Lanka’ya baktıklarını bildirdi.

TÜRKİYE’NİN ULUSLARARASI YATIRIMLARA BAKIŞI

Avrupa ve Orta Doğu’yu birbirine bağlayan Türkiye, küresel arz zincirlerindeki değişikliklerden muamele etmek için özendirme ve lojistik alanında çalışmalarını yoğunlaştırırken, siyasiler de “uluslararası yatırımcılara tekrar tekrar kapımız açık” mesajı veriyor.

“Türkiye’ye güvenip yatırım yapan hiç kimse pişman olmaz. Tam aksine sağladığı büyük kazançla daima memnuniyet duyar.” çağrısı yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yatırımcılara “Ülkemiz ve dünyadaki bütün yatırımcıları küresel üretim ve lojistik sisteminin yeni bitmiş kurulduğu şu dönemde Türkiye’nin kendilerine sunduğu imkanları ve fırsatları değerlendirmeye misafir etme ediyorum.

Tüm bu gelişmeler ile, bütün dünyada tedarikte güvenliğin daha da öne çıktığı bir döneme girildi. Bu dönemde Türkiye’nin yatırımcılara sağladığı temel değerlerle, küresel miktar zincirlerinde daha da kritik bir yer tutacağına ve önemli yatırımlar çekeceğine inanıyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.

TÜRKİYE ULUSLARARASI ŞİRKETLERE NE SUNUYOR?

Küresel arz zincirlerinin bitmiş yapılandırılması, Türk ihracatçıları için fırsatlar sunarken, küresel değerinde zincirine katılım, bir ülkenin belli alanlardaki yetenekleri göre yönlendiriliyor ve ülkeler için önemli fırsatlar sunuyor.

Pazarlara yakınlık, doğal kaynaklar, insan sermayesi, maddesel anapara (sermaye stoku), kurumsal sermaye, lojistik/bağlanabilirlik, ücrette rekabet ve pazar erişimi küresel değerinde zincirine katılımı karşılayan yetenekler olarak gösteriliyor.

Salgının ani etkisi üretim ve tedarik zincirinde bozulma, küresel resesyon ve arz ve istek şokunda etkisini gösterirken, uzun vadede ise şirketlerin arz zincirinde esnekliğini artırması, ulusal ve bölgesel üretim kapasitelerini yükseltmesi bekleniyor.

Küresel değerinde zincirindeki dönüşümün farkında Türk hükümeti de Türkiye’yi Kovid-19 sonrası layık zincirine düzenlemek için tüm paydaşlarla bir çalışma grubu kurdu.

TÜRKİYE, MIKNATIS HALİNE GELDİ

Türkiye’nin stratejik konumu, özgürlük ticaret ağı, güçlü lojistik altyapısı, imal çeşitliliği, yüksek teşvikler, maliyet avantajlı nitelikli meslek gücü, kuvvetli sanayi kümelenmesi ve liberal yatırım iklimi ile ülke, milletlerarası şirketlere küresel layık zincirine kopamamak için yerinde bir etraf sunuyor.

Türkiye’nin stratejik konumu bölgede üretim, ihracat ve yönetim merkezi olarak çok uluslu şirketleri çeken ve küresel bedel zincirine katılımını sağlayan bir mıknatıs haline geldi.

26 TRİLYON DOLARLIK GSYH’YE SAHİP PAZARA 4 SAATLİK UÇUŞ MESAFESİNDE

Türkiye, 1,3 milyar insanın yaşadığı ve 26 trilyon dolarlık GSYH’ye sahip Avrupa, MENA ve Orta Asya pazarına 4 saatlik uçuş mesafesinde. Türkiye’nin AB ile Gümrük Birliği ve 20’den arti ülke ile Özgürlük Ticaret Anlaşması (STA) bulunuyor.

Türkiye’nin yüksek vasıflı meslek gücü ve Avrupa ile Asya arasındaki kullanışlı ve stratejik coğrafi konumu doğru üçüncü ülkelere ihracat için bir merkez olma potansiyeline sahip olduğuna inanıyoruz.”

TEDARİK ZİNCİRİNDE EĞİLİMLERİ ANLAYAN ÜLKELER MENFAAT SAĞLAYACAK

Milletlerarası hukuk firması Baker & McKenzie’nin milletlerarası ticaret ortağı Mattias Hedwall, totaliter manzara açısıyla Baker & McKenzie müşterileri arasında Türkiye’nin, yeni tedarik zinciri yatırımları için iyi bir yer olarak görüldüğünü belirtti.

Hedwall, “Benim düşüncem, tedarik zincirlerinin nerede ve nasıl kurulacağına dair daha stratejik değerlendirmeler göreceğimiz yönünde. Bu, ücret ve istihdam etkilerini, yer değişiklik maliyetlerini, personel için giriş-çıkış ve vize konularını, yatırımdan çıkış olanaklarını ve gelecekteki değişikliklere çabuk ahenk sağlamayı içerecektir.” ifadelerini kullandı.

Kovid-19 salgınının miktar zincirindeki farklı alanlara yönlendirilmiş sistem ve süreçlerin ani şiddetli gerginlik ve değişime nasıl tepki verdiğini gözlemlemek için eşsiz bir durum sunduğunu açıklayan Hedwall, “Acilen görülebilen şey, daha pozitif tedarik zinciri inovasyonu için fırsatlar sunabilecek teknoloji ve sürdürülebilirlikteki gelişmeleri dikkate alan yapısal analiz analizlerinin hızlandırılmasıdır.

Bu eğilimleri anlayan ülkeler bundan fazla faydalanacak.” şeklinde konuştu.

TÜRKİYE, BÖLGESELLEŞMEYE GEÇİŞTE POTANSİYEL MERKEZ KONUMLARININ ÖN SIRALARINDA

PwC Türkiye Yönetim Danışmanlığı Hizmetleri Şirket Ortağı Tolga Baloğlu da geçen yıllarda uluslararası şirketlerin, küresel tedarikleri için Uzakta Doğu’ya odaklanarak düşük maliyetli imal faktörleri, satışları artırmayı, ayrıcalıklı teşvikler elde etmeyi ve stratejik satın alma hedeflediklerini belirtti.

Baloğlu, “Bu, küreselleşmeden bölgeselleşmeye geçişe yol açıyor. Türkiye, üretim çeşitliliği ve artan pazarlara yakınlığı ile potansiyel merkez konumlarının ön sıralarında yer almaktadır.” dedi.

Türkiye’nin küresel rekabet gücünü geliştirerek potansiyelini artırabileceğini vurgulayan Baloğlu, “Türkiye, son zamanlarda makroekonomik bölge ve ürün piyasası verimliliğinde düşüş gösterirken, teknoloji kabul etme, altyapılar ve iş gücü piyasasında ilerleme kaydetti. Makroekonomik ortam ve meslek gücü piyasası, gelişim için potansiyeli en yüksek alanlardır. Bu alanlardaki iyileştirmelerle ve büyük pazar büyüklüğünden yararlanarak Türkiye, bölgesel bir üretim, ticaret ve lojistik merkezi için daha da cazibeli bir yer olma fırsatını yakalayabilir.” ifadelerini kullandı.

KAYNAK: AA

.

Reklam
Bu Konuyu Sosyal Medyada Paylaş

Yorumlar

Henüz yorum yapılmamış.

Yorum Yaz


Yukarı Çık